İstanbulda Tazminat ve Malpraktis Avukatlığı

İstanbulda Tazminat ve Malpraktis Avukatlığı

Tıbbi uygulama hataları nedeniyle zarara uğrayan hasta ve hasta yakınlarının açacakları tazminat davalarında malpraktis avukatı İstanbul için tercih edilen hususları açıkladık.

Tıbbi uygulama hatası olarak da adlandırılan malpraktis, yanlış veya eksik şekilde tıbbi müdahale gerçekleştirilmesidir. Hekimler açısından rapor, tanı, teşhis, tedavi, aydınlatma gibi yükümlülüklerde noksanlığın bulunması olarak da tanımlanabilir. Hasta hakları ile hekim hakları ihtilaf halinde olup bir tarafın hakkı diğer tarafın yükümlülüğünü oluşturabilmektedir. Tıbbi uygulama hatalarında yani malpraktis nedeniyle tazminat taleplerinde komplikasyondan farklı olarak hastanenin, doktorun, diş hekiminin veya diğer sağlık çalışanlarının kusurlu hareketleri neticesinde hastada bir zararın meydana gelmesi aranır. Malpraktisin ne olduğu ve nelerin malpraktis sayıldığı ile ilgili daha detaylı bilgiler içeren yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Malpraktis davalarının yani tıbbi uygulama hataları nedeniyle açılan tazminat davalarının en çok açıldığı illerin başında şüphesiz ki İstanbul gelmektedir. İstanbul ili en fazla hastane ve hasta sayının bulunduğu il olarak malpraktis davalarında sayıca en fazla il olma özelliğine sahiptir. Bazen hasta sayısının fazla olmasından ve sınırlı tıbbi imkanlardan ötürü malesef ki doktorlar ve diş hekimleri işlerini iyi yapamamaktadır. Fakat burada tedavinin iyi olup olmaması önemli değil, doktorun kusurlu olup olmaması önemlidir. Zira hekimlerin sayıca azlığı, hastaların bir süredir beklemek durumunda olmaları veya tedavi sürecinde komplikasyonun gelişmesi gibi nedenlerde de malpraktis iddiaları gündeme gelmekte ve/fakat hekim sorumluluğu olmadığı tespiti ile açılan tazminat davasındaki tazminat talebi reddedilebilmektedir.

Malpraktis davalarının özelliği, tıbbi uygulama hatası neticesinde maddi ve manevi zarar oluşması nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat talepleri ile dava açılmaktadır. Bunun yanı sıra malpraktis nedeniyle doktor aleyhine ceza davası açılması da mümkündür. Cezada suça konu maddi ve manevi unsur araştırılmakta iken hukuk davasında yani tazminat talepli davada zarar, kusur ve illiyet bağının tespiti yapılmaktadır. Ceza hukuku açısından ele aldığımız malpraktis nedeniyle ceza yargılaması konusundaki yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Maddi Tazminat

Tıbbi uygulama hatası nedeniyle maddi zarara uğrayan hasta ve bazı durumlarda hasta yakını maddi zararının tazminini talep edebilir. Maddi tazminat, hastanın hekim veya diş hekimi kusuru ile meydana gelen olayda maddi bir külfet altına girmesi, maddi olarak bir zarara uğraması ya da kazanç kaybına uğraması halidir. Daha belirgin olarak cismani zarar, iş gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması adları adı altında istenebilen maddi tazminat kalemleri, uğranılan zararı gidermek maksadıyla yapılan tedavi giderlerini de kapsamaktadır.

Maddi tazminat talepleri dava açılırken belirsiz alacak şeklinde talep edilmesi mümkündür. Uygulamada genellikle kısmi alacak olarak bir miktar talep edilir ve bilirkişi raporu doğrultusunda maddi tazminata konu alacaklar ıslah edilerek artırılır. Yani maddi tazminat taleplerinde dava açılırken talep konusunun net olarak belirlenmesi önemlidir fakat talep miktarı net olarak belirlenmeden de maddi tazminat adı altında ileride artırılabilecek bir tutar talep edilebilir.

Manevi Tazminat

Malpraktis nedeniyle elem, acı ve keder duyan bir hasta, veya hastanın yaşamını kaybetmesi ile manevi olarak zarara uğrayan hastanın yakınları kusurlu olan hekim, hastane veya sağlık çalışanından manevi tazminat talebinde bulunabilir. Manevi tazminat kişinin acı çekmesi, sıkıntı çekmesi üzüntü duyması nedeniyle mahkeme tarafından parasal bir miktara hükmedilmesi şeklinde olan tazminat türüdür. Hastanın duyduğu elem ve keder nedeniyle üzüntüsünü azaltmak maksadıyla mahkeme tarafından davalı hastane, doktor veya sigorta şirketi aleyhine tayin edilen parasal bir miktardır.

Manevi tazminat kalemi maddi tazminattan farklı olarak baştan belirlenmesi gereken bir tutarı ifade etmektedir. Alman hukukunda ve diğer birtakım ülkelerin hukuklarında manevi tazminata ilişkin değiştirilebilir ya da kısmı bir alacak tutarı öngörülse de Türk hukukunda manevi tazminat tutarı kısmi alacağa konu edilemez ve ıslah ile artırılamaz. Dolayısıyla Türkiye sistemi uyarınca manevi tazminata konu parasal tutarın dava açılırken baştan belirlenip ona göre istenilmesi gerekmektedir.

Doktor Raporu

Malpraktis davası açmadan önce bir doktor tarafından uzman raporu alınmalı, doktor uzman bilirkişi mahiyetinde zararın tıbbi olarak ihmalden ötürü gerçekleştiğini veya gerçekleşmiş olabileceğini tespit etmiş olmalıdır. Tıbbi uzman görüşü yani doktor raporu ile tıbbi hata veya eksiklik ya da yanlışlık olduğu kanaatine varılır ise mahkemeye dava açma yoluna gidilmelidir.

Doktor raporu usul hukukunda taraf bilirkişisi olarak ya da tarafın ileri sürdüğü bir delil mahiyetinde önemi haizdir. Yazılı ve uzman bir bilirkişi tarafından alınmış bir rapor doğrultusunda dava ikame edilmesi, davada talep edilen maddi tazminat ve manevi tazminat kalemlerinin dayanak noktası olarak önem teşkil etmektedir. Ayrıca belirtmek gerekir ki Türkiye'de mahkemelerin rapor istediği resmi kurum Adli Tıp Kurumu'dur.

Örneğin bir ameliyat hekim hatası nedeniyle başarısız geçmiş ise, diş implantı kanal tedavisi hekim ihmali ile ciddi sorun olmuş ise, doktor tedavi konusunda hastasını bilgilendirmemiş ve hastanın bilemediği ve öngöremediği ciddi bir sorun ortaya çıkmış ise bütün bunlar malpraktis olarak değerlendirilebilecektir. Bu malpraktisin komplikasyon olmadığına, doktorun veya diş hekiminin kusurlu bir hareketi ile zararın meydana geldiğine dair iddialar eğer doktor raporu ile tespit edilmişse bu raporun delil olarak kullanıldığı davalarda tazminatın belirlenmesi konusunda ciddi ispat kolaylığı sağlanmış olacaktır.

Malpraktis Davası

Malpraktis yani tıbbi uygulama hataları nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat talepleri altında hukuk davaları açılabileceği gibi haksız fiilin niteliğine göre şikayet ve suç duyurusunda da bulunularak iddianamenin düzenlenmesi ile doktor veya hekim aleyhine ceza davasının açılması da mümkündür. Açılan davalarda delillerin değerlendirilmesi, süreler, taraflar, muhakeme ve iddialar davanın niteliği ve mahkemesine göre değişkenlik gösterecektir.

Tıbbi uygulama hataları nedeniyle açılacak davalarda, devlet hastanesi veya özel hastane olması, tıbbi müdahalenin ne olduğu gibi hususlar dava açma süresinin geçirilmemesinin tayininde önemlidir. Zira zamanaşımı nedeniyle malpraktis tazminat davasındaki taleplere itirazda bulunulabilir ve bu durumda dava usulden reddolunur. Tıbbi uygulama hatalarından doğan tazminat ve alacaklar hakkında zamanaşımı konusundaki yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Peki tıbbi uygulama hatası yani malpraktis nedeniyle hangi mahkemede dava açılmalı?

Malpraktis davaları diş hekimin veya doktorun özel hastanede veya kendi muayenehanesinde faaliyet göstermekte ise son düzenlemeler gereğince tüketici mahkemesinde açılmalıdır. Davanın süresi her olay için değişkenlik göstermekte olup Türkiye için açılan bir malpraktis davasının sonuçlanması ortalama 2-3 yılı bulmaktadır. İstanbul ili için mahkemelerin yoğunluğu nedeniyle bu sürenin biraz daha uzun olduğu söylenebilir. Hukuk davası olarak tazminat taleplerini konu edinen bu davada vekalet ilişkisi veya eser sözleşmesi nazarında tıbbi uygulamanın niteliğine göre mahkeme delilleri ve talepleri değerlendirecektir.

Eğer tıbbi uygulama hatası devlet hastanesi, üniversite hastanesi ya da devlet idaresi altında çalışan doktor veya diş hekimine karşı söz konusu ise bu durumda tazminat taleplerine konu dava İdare Mahkemesinde tam yargı davası olarak ikame edilmelidir.

Malpraktis Avukatı

Tıbbi uygulama hataları dolayısıyla hekim aleyhine açılan davalarda hastanın veya hekimin avukatına önemli bir sorumluluk düşmekte, malpraktis davalarında bir avukat davanın seyrine tamamıyla yön verebilmektedir. Malpraktis davaları, diğer hukuk davalarından ayrı olup tıbbi terminolojiye hakim, tıp raporundan anlayan ve tecrübeli bir hukukçunun yardımını gerektiren davalardır. Malpraktis davasında süreç ve raporlara beyanlar itirazlar ve duruşmalar avukat için tecrübe gerektiren, hasta haklarını ancak tecrübe ile tam olarak sağlayabilecek bir alan olduğundan yalnızca tanıdık avukat olması yerine malpraktis uzmanı bir avukat seçmeniz önerilmektedir.

Mesaj Bırakın

İletişim Bilgilerimiz

Mail Yazın mail@istlegal.com

Bize UlaşınIstiklal Cd. No: 189/9-2 Taksim 34433 Beyoglu / Istanbul

Hemen Arayın +90 (530) 100 90 89

Bu sayfayı paylaş :